Abiler, ablalar, buraya dek yanımda olduğunuz için teşekkürler.
Lütfen ağlamayın — sonuna dek cesurdum. Siz de cesur olun.
Bana acıdığınızı ve beni sevdiğinizi biliyorum.
İsterseniz bu kalbi telefonunuzda saklayın;
gelecek yıl 28 Haziran'da beni sevdiğinizi usulca hatırlatacak.
Bu gücü, aynısını yaşayabilecek bir sonraki cana verin.Sevmek zorunda değilsiniz. Ama eziyet etmeyin.
Bu sevgiyi sakla — takvimini seç.
(Solda: İki dakika içinde 50 kez sopayla vurulan Wangwang'ın yapabildiği tek şey kuyruğunu kısıp gülümseyerek yalvarmaktı — ısırmadı, karşı koymadı, kaçmadı.)
Wangwang ısırabilirdi, karşı koyabilirdi. Ama sopa üst üste inerken bir kez bile karşılık vermedi — yalnızca böyle gülümsedi, başını eğdi ve kendisini bırakmaları için yalvardı.
Çünkü gözleri henüz açılmamış üç yavrusu, onu emzirmesi için bekliyordu.
Neden hatırlamanızı istiyoruz
Hatırlamak, onun için hâlâ yapabileceğimiz şeydir. Onu hatırlayan biri oldukça o da burada kalır; her yeni hatırlayanla “Sevmek zorunda değilsin, ama eziyet etme” sözü biraz daha güçlenir.
İlk ve son nazik yalayış, aynı sevgiydi.
Bu günü ona ayırdıktan sonra
- Bugün 28 Haziran’ı takviminize ekleyinYalnızca bir dakika sürer; bir kez yapmanız yeter
- Her yıl o gün takviminiz sizin yerinize hatırlasınTakvim otomatik hatırlatır; hafızanıza güvenmeniz gerekmez
- Onu yeniden görmeye gelinHikâyeden bir bölüm okuyun ya da bir dakika sessiz kalın
- Onun hikâyesini sık konuştuğunuz birine anlatınİş arkadaşınızı, sınıf arkadaşınızı, dostunuzu ya da ailenizi davet edin; bir takvim daha aydınlansın